Nuh kıssaları

Karar Gazetesi Raşit Yıldırım İletişimsizlik Ortaklık istifa akıl uzmanlık

Nuh kıssalarının yönetsel açıdan yeniden okunması

Bu yazı 20.07.2026 günü Karar Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Hz. Nuh (AS), Nuh Tufanı ve Nuh’un Gemisi ile ilgili kıssalar Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette yer aldığı gibi Yahudilik ve Hristiyanlık kutsal metinlerinde, ayrıca Sümer, Babil ve diğer kadim medeniyetlerin tufan anlatılarında da farklı biçimlerde karşımıza çıkmaktadır.

İslam geleneğinde Hz. Nuh, “Ulü’l-azm” olarak anılan beş büyük peygamberden biridir. Kur’an’da, uzun yıllar boyunca kavmini tevhide davet ettiği, ancak çok az kişinin iman ettiği anlatılır. Bunun üzerine Allah (CC), inkârcı kavminin tufanla helâk edileceğini bildirerek Hz. Nuh’a bir gemi yapmasını emreder. Gemi inşa edilirken kavmi onunla alay etmiş, buna rağmen Hz. Nuh ilahî emre bağlılığını kararlılıkla sürdürmüştür (1).

Bazı rivayetlerde, geminin yapımında kullanılacak ağaçların Hz. Nuh tarafından yıllar öncesinden dikildiği ve büyümeleri beklendikten sonra geminin inşa edildiği anlatılır. Bu ayrıntı Kur’an’da yer almamakla birlikte, uzun vadeli hazırlık ve planlama süreci yaşandığı anlaşılmaktadır.

Dinî kaynaklar ağırlıklı olarak kıssanın iman-inkâr, ilahî adalet, sabır, ahlaki yozlaşma ve kurtuluş boyutlarını ele alırlar. Bu yaklaşım son derece doğaldır; çünkü kutsal metinlerin temel amacı yönetim bilimi öğretmek değil, insanlara hidayet ve ahlaki rehberlik sunmaktır.

Bununla birlikte, kıssalar farklı disiplinlerin bakış açısıyla yeniden okunmaya da imkân verir. Yönetim biliminin kavramları açısından bakıldığında Nuh kıssası, geleceği öngörme, uzun vadeli hazırlık, planlama, organizasyon, kriz yönetimi ve sürdürülebilirlik gibi konular bakımından dikkat çekici örnekler içermektedir.

Risk yönetimi

Hz. Nuh, toplumun gerçekleşmesini neredeyse imkânsız gördüğü büyük bir riski en önemli risk olarak dikkate almış ve hayatının önemli bir bölümünü bu riske hazırlanarak geçirmiştir. Günümüz yönetim anlayışında etkisi çok yüksek, gerçekleşme ihtimali ise düşük görülen olaylar “yüksek etkili riskler” olarak değerlendirilmektedir. Nuh kıssası, böyle bir risk karşısında uzun vadeli hazırlığın önemini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Uzun vadeli planlama

Geminin inşası kısa sürede tamamlanabilecek bir iş değildir. Uzun yıllara yayılan bir hazırlık, kaynak yönetimi ve uygulama süreci gerektirmektedir.

2016 yılında yayımlanan Yönetim Anlayışımız adlı kitabımda Hz. Yusuf’un yedi bolluk ve yedi kıtlık yılına yönelik hazırlıklarını tarihsel açıdan stratejik planlamanın en eski örneklerinden biri olarak değerlendirmiştim. Nuh kıssasını bu açıdan yeniden okuduğumda ise bu değerlendirmemi gözden geçirme ihtiyacı hissettim.

Vizyon oluşturma, uzun vadeli hazırlık, kaynak temini, planın sabırla uygulanması ve hedefe ulaşılması bakımından Hz. Nuh’un (benim bilgim dahilinde) tarihte ilk uzun vadeli stratejik planlama ve yönetim modeli oluşturduğunu düşünmekteyim.

Organizasyon ve koordinasyon

Geminin inşa sürecinde, gemideki yaşamın düzenlenmesinde ve tufan sonrasında hayatın yeniden başlamasında; insanlar, farklı hayvan türleri, gıda, yaşam alanı ve diğer ihtiyaçların birlikte planlanması çok boyutlu bir organizasyon ve koordinasyon sürecine işaret etmektedir.

Bu yönüyle kıssa, büyük ölçekli projelerde farklı kaynakların ortak bir amaç doğrultusunda uyum içinde yönetilmesinin önemini de hatırlatmaktadır.

Kararlılık ve sabır

Hz. Nuh’un belki de en dikkat çekici yönlerinden biri, toplumun alay ve baskısına rağmen uzun yıllar boyunca görevini kararlılıkla sürdürmesidir.

Liderlik yalnızca doğru hedef belirlemek değil, o hedef doğrultusunda şartlar ne kadar zor olursa olsun istikrarlı biçimde çalışabilmektir. Nuh kıssası bu açıdan güçlü bir sabır ve kararlılık örneği sunmaktadır.

Sürdürülebilirlik

Nuh kıssası, insanlığın ve canlı hayatının devamlılığını esas alan en eski sürdürülebilirlik örneklerinden biri olarak da okunabilir.

Amaç yalnızca tufandan kurtulmak değildir. Asıl hedef, hayatın yeniden başlayabilmesi için gerekli temel unsurların korunmasıdır.

Bu bakımdan gemi yalnızca bir ulaşım aracı değildir; aynı zamanda;

  • İnsan ve hayvan yaşamının,
  • Canlı türlerinin devamlılığının,
  • Aile yapısının,
  • Sosyal düzenin,
  • Yaşam bilgisinin,
  • Üretim ve yaşam bilgisinin korunduğu hareketli bir yaşam alanı niteliği taşımaktadır.

Nuh kıssası yalnızca bir kavmin helâk edilişinin anlatısı olarak okunursa önemli bir boyutu gözden kaçırılmış olur. Kur’an’ın temel amacı elbette yönetim bilimi öğretmek değil; insanlara iman, ahlak ve doğru yaşam konusunda rehberlik etmektir.

Ancak bu durum, kıssaların farklı disiplinlerin kavramlarıyla yeniden okunmasına engel değildir. Yönetim bilimi açısından bakıldığında Nuh kıssası; geleceği öngörme, uzun vadeli düşünme, planlı çalışma, kaynakları etkin kullanma, krizlere hazırlıklı olma ve hayatın sürekliliğini sağlama konusunda evrensel ilkeler de içermektedir.

Teolojik mesaj ile yönetim ve liderlik perspektifi birbirini dışlayan değil, birbirini tamamlayan iki farklı okuma biçimidir. Belki de kıssaların en önemli özelliklerinden biri, her çağın insanına kendi bilgi birikimi ve ihtiyaçları doğrultusunda yeni ufuklar açabilmesidir.

Yönetim, denetim ve kurumsallaşma konularında eğitim veya danışmanlık desteğine ihtiyacınız mı var? Bize ulaşın…

(1)Ömer Faruk Harman. Nuh. İslam Ansiklopedi

Facebook
WhatsApp
Twitter
LinkedIn
Pinterest